Wikilala Logo
Etkinlikler
30 Ağustos 2026
7 dk okuma

Wikilala Klasik Kaynaklar Çalıştayı’nda: Osmanlı Yazılı Mirasının Dijital Geleceği

Wikilala olarak katıldığımız Klasik Kaynaklar Çalıştayları'nda; Osmanlı ve İslam yazılı mirasının kataloglamadan korpusa, dijitalleştirmeden OCR/HTR ve semantik aramaya uzanan geleceğini farklı kurum ve araştırmacılarla birlikte ele aldık.
Wikilala Klasik Kaynaklar Çalıştayı’nda: Osmanlı Yazılı Mirasının Dijital Geleceği

İçerik Tablosu

1. Klasik Kaynakların Dijital Geleceği İçin Ortak Bir Masa

Türkiye’nin sahip olduğu İslam ve Osmanlı yazılı mirasının dijital dünyadaki geleceği, yalnızca eserlerin taranması veya çevrimiçi ortamda görüntülenmesiyle sınırlı bir mesele değil. Kataloglama standartlarından açık veriye, OCR ve HTR teknolojilerinden yapay zekâya, semantik aramadan kurumlar arası veri paylaşımına kadar birbirine bağlı çok sayıda alan aynı dönüşümün parçalarını oluşturuyor.

Bu dönüşümün farklı paydaşlarını bir araya getiren Klasik Kaynaklar Çalıştayları, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) ile Marmara Üniversitesi Dijital Beşeri Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (DBB-M) iş birliğinde, 11 ve 25 Haziran 2026 tarihlerinde Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

İslam ve Osmanlı Yazılı Mirasının Geleceği: Envanterden Korpusa, Dijitalleştirmeden İşlenebilir Metne” üst başlığı altında düzenlenen iki çalıştayda kamu kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve bu alanda teknoloji geliştiren özel sektör girişimlerinden yaklaşık yetmiş uzman bir araya geldi.

TÜYEK, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, İSAM, IRCICA ve ANAMED gibi kurumların yanında Wikilala.com olarak bizler de çalıştayda yer aldık.

Wikilala açısından bu buluşmanın en önemli yönlerinden biri, yıllardır üzerinde çalıştığımız Osmanlı Türkçesi kaynaklarının aranabilir ve işlenebilir hâle getirilmesi meselesinin artık yalnızca bir dijital kütüphane problemi olarak değil, daha geniş bir dijital araştırma altyapısı meselesi olarak ele alınmasıydı.

“Teknik engeller büyük ölçüde aşılabilir durumdadır; asıl ihtiyaç irade, işbirliği ve ulusal politikalardır.”

— II. Klasik Kaynaklar Çalıştayı Raporu, Kapanış Değerlendirmesi

2. Envanterden Korpusa, Görüntüden İşlenebilir Metne

Çalıştay dizisi, dijital kültürel mirasın birbirini tamamlayan iki temel aşamasını ayrı günlerde ele aldı.

11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen I. Çalıştay, “Envanterden Korpus Oluşturmaya Dijitalleşme” başlığını taşıyordu. Gün boyunca envanter oluşturma, kataloglama, tasnif, metadata standartları, korpuslar, dijital neşir, açık erişim ve lisanslama konuları tartışıldı.

Farklı kurumlarda yürütülen projeler, Türkiye’de son derece zengin bir dijital birikim bulunduğunu gösterirken önemli bir problemi de görünür hâle getirdi: Aynı alanda çalışan sistemlerin büyük bölümü birbirinden bağımsız ilerliyor ve üretilen veriler her zaman başka sistemlerin veya makinelerin kullanabileceği biçimde oluşturulmuyor.

Çalıştayda özellikle benzersiz kimlikler, otorite dizinleri, ilişkisel kataloglama, açık veri ve makine tarafından okunabilir veri formatlarının önemi üzerinde duruldu. Katalogların yalnızca insanların okuyabileceği kayıtlar olmaktan çıkarak yeni araştırma sorularına, veri analizlerine ve yapay zekâ sistemlerine kaynak sağlayabilmesi gerektiği vurgulandı.

25 Haziran 2026 tarihindeki II. Çalıştay ise zincirin bir sonraki aşamasına odaklandı: Fiziksel kaynakların kaliteli biçimde dijitalleştirilmesi ve dijital görüntülerin OCR/HTR teknolojileriyle işlenebilir metne dönüştürülmesi.

Tarama çözünürlüğünden dosya formatlarına, görüntü iyileştirmeden üretken yapay zekanın olası hatalarına kadar çok sayıda teknik başlık ele alındı. Günün ikinci bölümünde ise Osmanlı Türkçesi ve Arap harfli tarihî metinlerin otomatik okunması konusunda geliştirilen yerli ve uluslararası çözümler karşılaştırıldı.

Çalıştayda kaliteli dijitalleştirmenin sonradan telafi edilmesi güç bir ilk adım olduğu özellikle vurgulandı.

Arşiv niteliğindeki ana taramalarda renkli görüntü, yüksek çözünürlük ve sıkıştırmasız master dosyanın korunması; ilk görüntü üretim aşamasında yapay zekâ ile belgenin içeriğinin değiştirilmemesi üzerinde duruldu.

Önerilen çerçevede ana taramalar için asgari 600 DPI çözünürlük ve sıkıştırmasız TIFF master formatı öne çıktı.

Klasik Kaynaklar Çalıştayı, Rami Kütüphanesi
11–25 Haziran 2026 · İstanbul

Klasik Kaynaklar Çalıştayı, Rami Kütüphanesi

Klasik Kaynaklar Çalıştayları, yazma eser uzmanlarından tarihçilere, kütüphanecilerden yazılım geliştiricilerine ve dijital platformlara kadar farklı disiplinlerden paydaşları aynı masa etrafında buluşturdu. İki toplantının ortak hedefi, Türkiye'nin yazılı kültür mirasının dijital dönüşümünde ortak standartlar ve sürdürülebilir işbirliği modelleri geliştirmekti.

3. Wikilala ve Transleyt.com: Anahtar Kelimeden Semantik Aramaya

II. Çalıştayın OCR/HTR altyapıları ve entegrasyon önerilerine ayrılan bölümünde Wikilala ve Transleyt.com platformları, Wikilala adına Harun Tuncer tarafından sunuldu.

Sunumda Wikilala’nın temel yaklaşımı; Türkiye’de farklı kaynaklarda dağınık hâlde bulunan ve erişim engeli bulunmayan Osmanlı Türkçesi matbu materyali — kitap, risâle, gazete ve dergileri — tek bir dijital araştırma ortamında bir araya getirerek kullanıcıların bu içerikler üzerinde Latin veya Arap harfleriyle arama yapabilmesini sağlamak şeklinde aktarıldı.

Ancak üzerinde çalıştığımız dönüşüm bununla sınırlı değil.

Wikilala ekosisteminin bir diğer katmanı olan Transleyt.com, tarihî bir belgenin yalnızca OCR ile okunmasını değil; yapay zeka destekli çeviri, transliterasyon, günümüz Türkçesine aktarım ve farklı dillere çeviri süreçlerini de aynı iş akışının parçaları hâline getiriyor.

Bu yaklaşımın uzun vadeli hedefi ise klasik anahtar kelime aramasının ötesine geçmek.

Araştırmacı Latin veya Arap harfleriyle bir kelime ya da ifadeyi arar; Wikilala bu ifadenin geçtiği gazete, dergi, kitap veya diğer matbu kaynakları ve ilgili sayfaları araştırmacıya ulaştırır.

Araştırmacı yalnızca kelime yazmak yerine doğrudan bir araştırma sorusu yöneltir:

“1912'de Trablusgarp hakkında çıkan haberleri bul.”

Sistem, sorunun anlamını yorumlayarak ilgili tarihî külliyatı tarar ve araştırmacıyı konuyla ilişkili kaynaklara yönlendirir.

Bu geçiş bizim için yalnızca yeni bir arama özelliği anlamına gelmiyor. Klasik dijital kütüphane modelinden, araştırmacının tarihî külliyatla doğal dil üzerinden etkileşim kurabildiği semantik bir dijital araştırma ortamına geçişi ifade ediyor.

Bunun gerçekleşebilmesi için OCR çıktılarının yalnızca geçici bir arama indeksi olarak kullanılmaması; saklanması, katalog kayıtlarıyla ilişkilendirilmesi ve gelecekte geliştirilecek yapay zekâ sistemlerinin işleyebileceği kalıcı veri katmanlarına dönüştürülmesi gerekiyor.

Wikilala sunumunda bu nedenle beş konu özellikle öne çıkarıldı:

  • Tarama ve OCR süreçlerinin birlikte planlanması
  • OCR çıktılarının kalıcı olarak saklanması
  • API tabanlı ve farklı sistemlerle entegre olabilen altyapıların tercih edilmesi
  • Kullanıcı düzeltmelerinin kontrollü biçimde sisteme geri beslenmesi
  • Yapay zekâ katmanının dijitalleştirme süreçlerinin doğal bir parçası olarak ele alınması

4. Yerli Girişimlerden Ortak Bir Ekosisteme

Çalıştayın dikkat çekici sonuçlarından biri de Türkiye’de Osmanlı Türkçesi ve Arap harfli tarihî kaynaklar üzerinde çalışan farklı teknoloji girişimlerinin aynı ortamda birbirlerinin çalışmalarını değerlendirebilmesi oldu.

Osmanlica.com, Wikilala ve Muteferriqa farklı yöntem ve ürünlerle benzer büyük probleme odaklanıyor: Yüz binlerce tarihî belgeyi yalnızca görüntülenebilir olmaktan çıkararak aranabilir, okunabilir, analiz edilebilir ve yeni araştırma sorularıyla sorgulanabilir hâle getirmek.

Kapanış forumunda bu girişimlerin birbirinden bağımsız biçimde benzer hedeflere ilerlediği belirtilerek, veri setleri, test standartları ve uzmanlık alanlarında daha güçlü bir sinerji ve iş bölümü oluşturulması gündeme geldi.

Bu tartışmanın Wikilala açısından önemli tarafı, geleceğin dijital kültürel miras altyapısının tek bir kurum veya tek bir şirket tarafından kurulamayacağının açık biçimde ortaya çıkmasıydı.

Kütüphanelerin ve arşivlerin kaynakları, akademisyenlerin alan bilgisi, kamu kurumlarının kurumsal sürekliliği ve teknoloji girişimlerinin ürün geliştirme yeteneği aynı ekosistemin birbirini tamamlayan parçaları.

Çalıştaylarda bu nedenle API tabanlı iş birliği modeli özellikle öne çıktı. Bu yaklaşımda kültürel miras verisinin mutlaka kurum dışına taşınması gerekmiyor. Kaynaklar kurumların kendi altyapılarında tutulurken OCR, HTR, arama veya yapay zekâ hizmetlerinin kontrollü servisler üzerinden çalıştırılması mümkün.

Aynı tartışma kamu kurumlarının teknoloji tercihlerinde de yeni bir yaklaşım ortaya çıkardı. Tamamen dışarıdan ticari hizmet satın almak ile her teknolojiyi sıfırdan kurum içinde geliştirmek arasında bir “üçüncü yol” tartışıldı: Açık kaynak temel modellerin kurumların kendi verileriyle eğitilmesi, modellerin kurum kontrolündeki altyapılarda çalıştırılması ve gerektiğinde dış sistemlerin API üzerinden bu altyapıya bağlanması.

Çalıştaydan Wikilala İçin Öne Çıkan Başlıklar

  • Aranabilirlik tek başına yeterli değil. Dijital kaynakların gelecekte semantik olarak sorgulanabilir olması gerekiyor.
  • OCR çıktısı bir yan ürün değil, araştırma verisidir. Üretilen metin katmanlarının saklanması ve yeniden kullanılabilir olması gerekiyor.
  • Metadata ile tam metin birbirinden kopmamalı. Eser, kişi, tarih, kurum ve konu bilgilerinin metin katmanıyla birlikte çalışması gerekiyor.
  • API yaklaşımı kritik önemde. Farklı kurumların ve dijital platformların kendi verilerini kaybetmeden birlikte çalışabilmesi gerekiyor.
  • İnsan kontrolü devam etmeli. Kullanıcı ve uzman düzeltmeleri, özellikle tarihî metinlerde yapay zekâ sistemlerinin iyileştirilmesinin önemli bir parçası.
  • Semantik arama yeni araştırma biçimleri oluşturacak. Kullanıcıların kelime değil doğrudan tarihsel soru sorabildiği sistemler dijital kütüphanelerin kullanım biçimini değiştirecek.
Çalıştayda Öne Çıkan AlanBugünkü SorunHedeflenen Yaklaşım
DijitalleştirmeKurumlar arasında farklı tarama standartlarıOrtak kalite ve arşiv standartları
OCR / HTRDağınık modeller ve sınırlı eğitim verisiPaylaşılabilir veri setleri ve birlikte geliştirilen modeller
Katalog ve MetadataBirbiriyle konuşmayan veri tabanlarıOtorite dizinleri ve ilişkisel veri
Dijital Koleksiyonlarİnsan odaklı görüntüleme sistemleriMakine tarafından işlenebilir koleksiyonlar
AramaAnahtar kelime temelli sorgulamaSemantik ve doğal dil tabanlı araştırma
EntegrasyonKapalı ve birbirinden bağımsız platformlarAPI tabanlı birlikte çalışabilir altyapılar

5. Dijital Kütüphaneden Araştırma Altyapısına

Klasik Kaynaklar Çalıştayları'nın ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan biri, dijitalleşmenin artık yalnızca “belgeyi taramak ve internete koymak” şeklinde tanımlanamayacağı oldu.

Gerçek dijital dönüşüm; eserin doğru tanımlanmasıyla başlayıp yüksek kaliteli dijital görüntüsünün oluşturulması, OCR veya HTR ile metne dönüştürülmesi, metadata ile ilişkilendirilmesi, açık ve sürdürülebilir veri modelleriyle saklanması ve nihayet bu içeriğin yeni araştırma yöntemleriyle sorgulanabilir hâle getirilmesiyle tamamlanan bütüncül bir süreç.

Çalıştayların ortak sonuç raporunda da bu zincirin parçalanamayacağı açık biçimde ortaya konuyor: Sağlıklı katalog olmadan güvenilir korpus, kaliteli görüntü olmadan başarılı OCR/HTR, işlenmiş metin olmadan da gelişmiş yapay zekâ ve dil modeli uygulamaları oluşturmak mümkün değil.

Wikilala olarak kuruluşumuzdan bu yana üzerinde çalıştığımız temel problem tam da bu zincirin önemli bir bölümünü kapsıyor: Osmanlı döneminde basılmış büyük bir yazılı mirası araştırmacının önüne yalnızca görüntü olarak değil, aranabilir bilgi olarak getirmek.

Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimizi bir adım ileri taşıyoruz.

Bir araştırmacının yalnızca belirli bir kelimenin hangi gazetede geçtiğini bulabildiği bir sistemden; belirli bir dönemde bir kavramın nasıl tartışıldığını, bir olayın farklı gazetelerde nasıl ele alındığını veya bir kişi hakkında yıllar içinde nelerin yazıldığını doğal dilde sorabildiği bir araştırma ortamına doğru ilerliyoruz.

Bunun için ihtiyaç duyulan dönüşüm yalnızca daha güçlü yapay zekâ modelleri değil; güvenilir dijital kaynaklar, kaliteli OCR çıktıları, standart metadata, sürdürülebilir veri altyapıları ve kurumlar arası iş birliği.

Gelecek Vizyonu: Külliyatla Konuşabilen Bir Dijital Kütüphane

Wikilala için gelecek, milyonlarca tarihî sayfanın yalnızca dijital ortamda saklandığı bir arşiv oluşturmak değil; bu büyük külliyatı araştırmacının sorularına cevap verebilecek işlenebilir bir bilgi altyapısına dönüştürmek.

Anahtar kelimeden semantik aramaya, OCR'dan yapay zekâ destekli metin işlemeye ve bağımsız veri tabanlarından birlikte çalışabilir araştırma altyapılarına uzanan bu dönüşümün ancak ortak akılla gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz.

Klasik Kaynaklar Çalıştayları'nın; kamu kurumlarını, üniversiteleri, araştırmacıları, kütüphanecileri ve teknoloji geliştiren girişimleri aynı masa etrafında buluşturması bu nedenle son derece kıymetliydi.

Bu önemli buluşmayı gerçekleştiren Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığına, Marmara Üniversitesi Dijital Beşeri Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezine, organizasyonda emeği geçenlere, sunumlarıyla tecrübelerini paylaşan tüm kurumlara ve çalıştay boyunca fikirlerini ortaya koyan araştırmacılara teşekkür ediyoruz.

Wikilala olarak Türkiye'nin ve dünyanın İslam ve Osmanlı yazılı mirasının daha erişilebilir, aranabilir ve araştırılabilir hâle gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.

#Wikilala#Klasik Kaynaklar Çalıştayı#Dijital Beşeri Bilimler#Osmanlı Türkçesi#OCR#Yapay Zeka