Wikilala Logo
Günlüğe Geri DönAraştırma ve Keşif
Araştırma ve Keşif
30 Ağustos 2026
8 dk okuma

Gölge Etme, Başka İhsan İstemem: Diyojen ve Osmanlı Mizah Basınının Doğuşu

Teodor Kasap’ın 1870’te yayımlamaya başladığı Diyojen; sivri dili, siyasî hicvi ve sansürle mücadelesiyle Osmanlı basın tarihinin en dikkat çekici yayınlarından biri oldu. Derginin hikâyesine ve bugün Wikilala’da erişilebilen koleksiyonuna yakından bakıyoruz.
Araştırma ve Keşif

İçerik Tablosu

1. Bir Mizah Dergisinden Çok Daha Fazlası

24 Kasım 1870'te İstanbul'da Türkçe yayımlanmaya başlayan Diyojen, yalnızca okurunu güldürmek isteyen bir mizah dergisi değildi.

Teodor Kasap’ın yönetimindeki dergi; hükümet politikalarından belediye hizmetlerine, ekonomik sıkıntılardan basın dünyasına, ulaşımdan İstanbul’un gündelik hayatına kadar dönemin hemen her tartışmalı meselesine mizahın diliyle yaklaşıyordu.

Bu nedenle Diyojen’i yalnızca Osmanlı mizah tarihinin önemli bir yayını olarak değil, 1870’lerin İstanbul’una açılan sıra dışı bir pencere olarak okumak mümkün.

Derginin sayfalarında dönemin siyasî çekişmelerini, bürokrasisini, gazetecilik anlayışını, şehir hayatını ve toplumdaki değişimi görmek mümkün olduğu gibi; Osmanlı basınında eleştiri ile iktidar arasındaki sınırların nasıl çizildiğine de tanıklık edilebilir.

Diyojen'in hikâyesini daha da ilginç kılan şey ise eleştirdiği düzenle kurduğu ilişkidir.

Dergi, yayımlandığı yaklaşık iki yıllık dönemde defalarca uyarılmış, dört kez geçici olarak kapatılmış ve sonunda 183. sayısında yayın imtiyazı tamamen iptal edilmiştir.

“Gölge etme, başka ihsan istemem.”

— Diyojen'in başlığının altında yer alan ve derginin yayın anlayışıyla özdeşleşen söz

2. Teodor Kasap ve Diyojen’in Doğuşu

Diyojen’in arkasındaki isim Teodor Kasaptı.

1835 yılında Kayseri'nin Tavlusun köyünde doğan Kasap, Rum asıllı bir Osmanlı gazeteci, yazar ve çevirmeniydi. Genç yaşta Fransa’ya gitmiş, Paris'te eğitim görmüş ve Fransız edebiyatı ile gazetecilik dünyasını yakından tanımıştı.

Fransa'da edindiği gazetecilik ve mizah kültürü, İstanbul'a döndükten sonra çıkardığı yayınların karakterini belirledi.

Kasap önce Fransızca ve Rumca mizah yayınları çıkardı; ardından 24 Kasım 1870 tarihinde Türkçe Diyojen okurla buluştu.

Diyojen’den birkaç ay önce Türkçe mizah ekleri yayımlanmış olsa da, Diyojen bağımsız yapısı ve siyasî hicvi merkeze alan yayın politikasıyla farklılaşıyordu. Bu nedenle literatürde hem ilk müstakil Türkçe mizah dergisi hem de Osmanlı basınının ilk siyasî mizah dergisi olarak özel bir konuma sahiptir.

Derginin yazı çevresi de döneminin önemli isimlerini bir araya getiriyordu.

Diyojen’de yayımlanan metinlerin büyük kısmı imzasız olsa da araştırmalar, derginin sayfalarında Nâmık Kemal, Direktör Âli Bey ve Ebüzziyâ Tevfik gibi dönemin güçlü kalemlerinin yazılarının bulunduğunu gösteriyor.

Bu kadro Diyojen’i basit bir eğlence yayınının çok ötesine taşıdı.

3. Neden “Diyojen”?

Derginin adının seçimi başlı başına bir mesajdı.

Teodor Kasap, yayınını Antik Çağ'ın en sıra dışı filozoflarından Sinoplu Diogenes’in adıyla yayımladı.

Diogenes’e atfedilen en meşhur anlatılardan birinde Büyük İskender, filozofa kendisinden ne istediğini sorar. Diogenes’in cevabı ise son derece yalındır:

“Gölge etme, başka ihsan istemem.”

Diyojen dergisinin başlığının altında da bu söz yer alıyordu.

Bu tercih, derginin kimliği açısından güçlü bir sembole dönüşmüştü. Diyojen iktidardan yardım veya ayrıcalık talep eden bir yayın görüntüsü vermek yerine, kendi mizahını ve eleştirisini sürdürebileceği bir alan istiyordu.

Başka bir ifadeyle derginin karakteri daha ilk sayfanın üzerinde ilan ediliyordu:

İhsan değil, müdahalesizlik.

“Gölge Etme Başka İhsan İstemem” ibaresi Diyojen'in yayın kimliğinin sürekli bir parçasıydı.

Derginin adı, mizahi dili ve bu slogan birlikte düşünüldüğünde Sinoplu Diogenes figürü yalnızca dekoratif bir tercih olmaktan çıkıyor; otorite karşısında mesafeli ve eleştirel duruşun simgesine dönüşüyordu.

4. Diyojen Neye Gülüyordu?

Diyojen’in bugün hâlâ değerli olmasının temel nedenlerinden biri, mizahının yalnızca belirli siyasî kişilere yönelmemesidir.

Dergi, yaşadığı toplumun neredeyse tamamını gözlem alanına dönüştürüyordu.

İstanbul belediyesinin uygulamaları, yeni ulaşım sistemleri, ekonomik sorunlar, bürokrasideki aksaklıklar, gazetecilerin tavırları, yabancı basın, dış politika, cemaatler arasındaki tartışmalar ve gündelik hayatın küçük çelişkileri Diyojen’in mizah malzemesi olabiliyordu.

Özellikle atlı tramvay, belediyecilik ve İstanbul'un modernleşme çabaları derginin sıkça değindiği konular arasındaydı.

Diyojen’in yaklaşımı modernleşmeye doğrudan karşı çıkmak değildi. Asıl hedef çoğu zaman büyük sözlerle günlük hayat arasındaki çelişkiydi.

Bir tarafta “terakki” ve “medeniyet” söylemleri yükselirken diğer tarafta şehir hayatında yaşanan aksaklıklar sürüyorsa, Diyojen tam olarak bu mesafeye bakıyordu.

Diyojen'in Mizahında Öne Çıkan Alanlar

  • Siyaset ve bürokrasi: Hükümet değişiklikleri, yöneticiler ve idarî uygulamalar
  • Basın: Dönemin gazeteleri, gazetecileri ve iktidarla basın arasındaki ilişkiler
  • Belediyecilik: İstanbul'un şehirleşme problemleri ve kamu hizmetleri
  • Ulaşım: Özellikle atlı tramvay ve yeni ulaşım sistemlerinin doğurduğu sorunlar
  • Ekonomi: Halkın gündelik hayatına yansıyan ekonomik sıkıntılar
  • Toplumsal hayat: İstanbul'un farklı kesimleri ve dönemin davranış kalıpları
  • Dış politika: Rusya, Mısır ve Osmanlı dış politikasına ilişkin gelişmeler

5. Karikatürden Önce Kelimeler Vardı

Bugün “mizah dergisi” denildiğinde akla ilk olarak karikatür gelir.

Diyojen ise bu açıdan bugünkü mizah dergilerinden oldukça farklıydı.

Yayın hayatı boyunca Diyojen’de bilinen yalnızca üç karikatür yayımlandı.

Bunlardan biri dönemin gazetecilerinden Panosyan'la, biri İstanbul'daki atlı tramvayla, diğeri ise sadâret ve hükümet değişikliğiyle ilgiliydi.

Diyojen’in esas gücü çizgiden çok kelimedeydi.

Kısa yazılar, karşılıklı konuşmalar, hayalî mektuplar, taşlamalar, kelime oyunları ve ironik yorumlar derginin başlıca araçlarıydı.

Bir diğer önemli özellik ise diliydi.

Dönemin pek çok yayınının ağır nesrine karşılık Diyojen daha sade ve günlük konuşmaya yaklaşan bir Türkçe kullanıyor; hatta yazılarında gereksiz derecede ağır dil kullananları ve konuşmalarını Fransızca kelimelerle dolduran çevreleri de hicvediyordu.

Bu nedenle Diyojen’in sayfaları yalnızca basın tarihi açısından değil, 19. yüzyıl Osmanlı Türkçesinin gündelik kullanımını incelemek açısından da önemli bir kaynak niteliğindedir.

Osmanlı Süreli Yayınları

Diyojen: 1870’lerin Mizah Hafızası

6. Mizahın Sınırı: Diyojen ve Sansür

Diyojen’in yayın tarihi aynı zamanda Osmanlı basınında mizah ile sansür arasındaki ilişkinin erken tarihidir.

Derginin sert eleştirileri Matbuat idaresinin dikkatini kısa sürede üzerine çekti.

Diyojen'e farklı tarihlerde uyarılar verildi ve dergi dört kez geçici olarak kapatıldı.

Bu cezaların gerekçeleri, bugün okunduğunda dönemin basın rejiminin hassasiyetlerini çarpıcı biçimde gösteriyor.

İlk kapatma kararlarından birine, İran şahının Bağdat ziyareti sırasında beraberindeki insan ve hayvan sayısının mizahi biçimde abartılması gerekçe gösterildi.

Başka bir sayıda bir konağın su hazinesinin boşalması ve içine farelerin doluşmasına ilişkin fıkra, devlet hazinesine gönderme yapıldığı şeklinde yorumlandı.

Bir başka kapatma, Fransız basınından aktarılan bir haberin “âdâba mugayir” bulunması üzerine geldi.

Dördüncü geçici kapatmada ise hükümet icraatını hicveden metinler ve hükümet değişikliklerine ilişkin bir karikatür etkili oldu.

Diyojen tüm bu cezalara rağmen yayınını sürdürdü.

Ta ki 1873 yılına kadar.

183. Sayı ve Son Perde

Derginin son döneminde yayımlanan bazı mizahi mektuplarda Mısır Hidivi İsmâil Paşa, Rus Çarı Aleksandr ve Rusya Hariciye Nâzırı Gorçakof gibi dönemin uluslararası siyasî aktörlerinin ağızlarından kurmaca metinler kaleme alındı.

Bu yayınlar, tanınmış kişilerin haysiyetine dokunduğu gerekçesiyle değerlendirilince Diyojen için artık geçici kapatma değil, kesin yasak geldi.

183. sayıda derginin imtiyazı iptal edildi.

Diyojen'in 24 Kasım 1870'te başlayan Türkçe yayın hayatı böylece Ocak 1873'te sona erdi.

Ancak Teodor Kasap durmadı.

Diyojen’den sonra Çıngıraklı Tatar ve ardından Hayal gibi yayınlarla Osmanlı mizah basınındaki eleştirel çizgisini sürdürdü.

Dönüm NoktasıTarih / DönemNe Oldu?
Türkçe Diyojen'in ilk sayısı24 Kasım 1870Teodor Kasap tarafından yayımlanmaya başladı
İlk yayın dönemi1870–1871Başlangıçta haftada bir yayımlandı
Yayın temposunun artması23. sayı sonrasıHaftada iki kez yayımlanmaya başladı
Daha yoğun yayın148. sayı sonrasıHaftada üç sayıya kadar çıktı
Geçici kapatmalar1870–1872Dört ayrı geçici kapatma cezası uygulandı
Son sayı183. sayıYayın imtiyazı iptal edildi
Yayının sona ermesiOcak 1873Diyojen'in yayın hayatı sona erdi

7. Diyojen’i Bugün Neden Okumalıyız?

Bir mizah dergisinin üzerinden yaklaşık bir buçuk asır geçtikten sonra hâlâ araştırma konusu olmasının nedeni yalnızca “ilklerden biri” olması değil.

Diyojen, kendi dönemini ayrıntılarıyla kaydetmiş bir sosyal hafıza niteliğinde.

Bir sayfada hükümet politikası tartışılırken başka bir sayfada tramvaydan şikâyet ediliyor; bir başka metinde gazetecilik eleştiriliyor, başka bir yazıda İstanbul'daki toplumsal davranışlar hicvediliyor.

Bunların her biri tarih araştırmacısı açısından ayrı bir veri katmanı oluşturuyor.

Üstelik resmî belgelerin aksine Diyojen bize yalnızca devletin ne yaptığını değil, dönemin insanlarının olup bitenler hakkında nasıl konuştuğunu, neye kızdığını ve neye güldüğünü de gösteriyor.

Bu nedenle dergi;

  • basın tarihi,
  • siyaset tarihi,
  • İstanbul tarihi,
  • gündelik hayat,
  • mizah ve karikatür tarihi,
  • Osmanlı Türkçesi,
  • sansür,
  • kamuoyu oluşumu

gibi çok farklı alanlarda araştırma yapacak kişiler için doğrudan birincil kaynak olarak değerlendirilebilir.

8. Diyojen Koleksiyonunu Wikilala’da Araştırmak

Diyojen’in tarihini okumak kadar, derginin kendisine bakmak da önemli.

Wikilala koleksiyonunda Diyojen'in sayıları dijital olarak incelenebiliyor. Araştırmacılar yalnızca sayfaları görüntülemekle kalmayıp, koleksiyon içerisinde tam metin araması yaparak belirli kişi, kavram veya olayların izini de sürebiliyor.

Bu özellik, Diyojen gibi yüzlerce sayıdan oluşan süreli yayınlarda özellikle değerli.

Örneğin araştırmacı;

“tramvay”

“hürriyet”

“matbuat”

“Rusya”

veya belirli bir kişi adı üzerinden arama yaparak koleksiyonu sayfa sayfa manuel olarak taramak yerine doğrudan ilgili sonuçlara ulaşabilir.

Böylece 1870'lerde yayımlanan bir mizah dergisi, yalnızca dijital olarak korunmuş eski bir yayın olmaktan çıkarak aranabilir bir tarih araştırması kaynağına dönüşür.

Bir Derginin Ardında Kalan Hafıza

Diyojen’in yayın hayatı yalnızca iki yılı biraz aşmış olabilir.

Fakat Teodor Kasap ve çevresindeki kalemlerin bu kısa süre içinde oluşturduğu mizah dili, Osmanlı basınında kalıcı bir iz bıraktı.

“Gölge etme, başka ihsan istemem” sözü bugün Diyojen'in kapağında kalan tarihî bir slogan gibi görünse de, derginin bütün yayın macerasını birkaç kelimeyle anlatmaya devam ediyor.

Güldürerek eleştirmek, iktidarı ciddiyetinin dışından göstermek ve gündelik hayatın küçük ayrıntılarından büyük toplumsal sorular üretmek...

Diyojen'in sayfalarını bugün yeniden okumak, yalnızca Osmanlı mizahının doğuşuna değil, 1870'lerin toplumunun kendisine tuttuğu aynaya bakmak anlamına geliyor.

Wikilala · Süreli Yayın Koleksiyonu

Diyojen’in Tüm Sayılarını Wikilala’da Keşfedin

Kaynakça ve İleri Okuma

  • Ziyad Ebüzziya, “Diyojen”, TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/diyojen

  • Turgut Kut, “Teodor Kasap”, TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/teodor-kasap

  • Hamza Çakır, “Tarihimizin İlk Mizah Dergisi Diyojen’in Kapatma Cezalarına Yine Mizahi Yoldan Gösterdiği Tepkiler”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 15, 2006.

  • Alparslan Oymak, Osmanlı Mizahında Teodor Kasap: Diyojen, Çıngıraklı Tatar ve Hayal Gazetesi Üzerine Bir İnceleme, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2013.

  • Turgut Subaşı & Kübra Çaylı, “Osmanlı Basınında Sansüre Bir Örnek: Hayal Mizah Gazetesi”, PESA Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 3/2, 2017.

#Diyojen#Teodor Kasap#Osmanlı Basını#Mizah#Sansür#Süreli Yayınlar